YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15249
KARAR NO : 2013/5508
KARAR TARİHİ : 07.05.2013
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından sanık …’in yapılan yargılanması sonunda; eylemlerin bir bütün olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkûmiyetine dair … 9. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 19.06.2008 gün ve 2008/178 Esas, 2008/699 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin olaydan sonra kollukça alınan beyanında, böbrek hastası olduğu için 12.12.2007 günü saat 07:30 sıralarında diyalize giderken, Keçiören Fruko kavşağında postanenin önünde kırmızı ışıkta durduklarında, sanığın kendisini takip ederek diyaliz arabasına geldiğini ve şoförün yanında kendisini zorla araçtan indirerek, gelmiş olduğu araca sürükleyip götürdüğünü, araç içinde bulunduğu sırada diyaliz aracı şoförünün ailesine kaçırıldığını haber verdiğini, ailesinin de polisi aradığını, bulundukları yere polisin gelerek kendisini kurtardığını beyan etmiş olmasına rağmen, diyaliz aracı şoförünün kim olduğu araştırılmadığı gibi, polisin ne şekilde olay yerine intikal ettiğine ve mağdureyi ne şekilde kurtardıklarına dair herhangi bir tutanağın da dosyada bulunmadığı, mağdurenin 13.06.2008 tarihli dilekçesinde ise sanıktan ayrılmamak için sanığın aracına binmeden önce kendisinin polisi arayarak bulundukları yeri söylediğini, sanığın kendisini araca zorla bindirmediğini ifade ettiği gözetildiğinde; mağduru olay yerinden kurtardığı belirtilen kolluk görevlilerinin kimlikleri saptanarak, olayı kimin ne şekilde kolluğa haber verdiği, olay yerine gittiklerinde mağdurenin ne durumda olduğu konusunda bilgilerine başvurulduktan ve sonraki aşamalarda olayı inkâr eden mağdurenin kolluk beyanlarının doğruluğunun denetlenmesi bakımından, olay günü diyaliz aracını kullandığı belirtilen tanık şoförün kimliğinin mağdureden sorulması veya mağdurenin diyalize gittiği … merkezinden araştırılması suretiyle, bu kişinin tanık olarak dinlenmesinden sonra eylemin sübut bulup bulmadığı hususunun hiçbir tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi ile sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırmayla mahkûmiyet kararı verilmesi,
Uygulamaya göre de;
5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan sadece kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu üzerindeki vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki vesayet ve kayyımlık yetkileri bakımından cezanın infazının tamamlanmasına kadar uygulanacağı gözetilmeden, 53/1-c maddesindeki hakların tamamının koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.