YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15442
KARAR NO : 2013/5845
KARAR TARİHİ : 13.05.2013
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından sanıklar … ve …’un yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair … 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.05.2008 gün ve 2007/85 Esas, 2008/259 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların mağdureyi cinsel amaçla kaçırdıkları anlaşıldığı halde, 5237 sayılı TCK.nın 109/5. maddesininin uygulanmaması, ayrıca sanık …’in, diğer sanık …’in eylemine fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek iştirak etmesi karşısında TCK.nın 37. maddesinin uygulanması gerekirken, suça yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, yine sanık … hakkında uygulama yapılırken, TCK.nın 61. maddesindeki sıralamaya uygun olarak önce TCK.nın 109/2 ve 109/3-b. maddeleri uygulandıktan sonra TCK.nın 39/2-c. maddesi gereğince uygulama yapılıp, belirlenen ceza üzerinden TCK.nın 62. maddesi uygulanmak suretiyle sonuç cezanın tespit edilmesi gerektiği halde, bu sıralamaya uyulmaması, hükmedilen ceza sonuç itibarıyla doğru olduğundan bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sanık … hakkında kasten yaralama suçlarından verilen hükümlerin incelenmesinde,
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün incelenmesinde ise;
Oluş ve kabule göre; sanıkların mağdureyi zorla kaçırdıkları sırada mağdurenin kendisini kurtarmaya yönelik olarak arabadan atlaması neticesinde, kasten yaralamanın ağırlaştırılmış halinin gerçekleşmesi karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine,
Ancak,
Sanık …’in daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması ve suça konu eylem nedeniyle 5271 sayılı CMK.nın 231/6-c. maddesinde öngörülen tazmini gereken bir maddi zararın da nelerden ibaret olduğunun açıkça belirtilmemesi karşısında; anılan Kanunun 231/6-b. maddesinde açıklanan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları ile 231/6-c’de belirtilen zararların nelerden ibaret olduğu katılana sorulmak suretiyle tazmin talebi bulunduğu takdirde basit bir araştırma yapılarak, varsa zararların tazmin edilmemesi durumunda sonucuna göre sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin gerekçeli olarak belirtilmesi yerine, mağdurun maddi zararının karşılanmadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.