Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/16070 E. 2011/707 K. 13.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16070
KARAR NO : 2011/707
KARAR TARİHİ : 13.10.2011

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 05.03.2009 gün ve 2008/888 Esas, 2009/256 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık müdafiin 22.12.2008 havale tarihli dilekçesi ekinde vekâletname sunduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 11. maddesi gereğince vekil ile takip edilen davalarda tebligatın vekile yapılması zorunlu olduğu halde yoklukta verilen hükmün sanık müdafii yerine sanığa tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, Tebligat Kanununun 32. maddesi gereğince sanık müdafiin 20.04.2007 tarihli temyiz dilekçesi süresinde olduğu gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 sayılı kararında açıklandığı üzere; CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince hükümde “başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin” açıkça gösterilmesi gerektiği, buna uyulmamak suretiyle yokluğunda verilen hükmün “tebliğinden itibaren” temyiz başvurusu yapılabileceği belirtilmediğinden bu hususun CMK.nun 40. maddesine göre ilgiliye eski hale getirme … vereceği ve bu durumda kanun yoluna başvurma süresinin nasıl başlayacağı hususu kendisine bildirilmeyen kimsenin de süreyi geçirmekte kusursuz sayılacağı, bu itibarla da temyiz isteminin süresinde olduğunun kabul edilmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
20.12.2009 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuki durumunun buna göre tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.