YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1619
KARAR NO : 2012/1474
KARAR TARİHİ : 13.02.2012
Irza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; ırza geçme eyleminin ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkûmiyetine, diğer suçtan beraatine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.02.2006 gün ve 2005/135 Esas, 2006/15 Karar sayılı hükümlerin içinde Yargıtayca incelenmesi mağdure vekili, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
15.09.2005 tarihli oturumda sanıktan şikâyetçi olmadığını bildiren ve nüfus kaydına göre de 13.06.1990 doğumlu olup, o tarihte 16 yaş içinde olan mümeyyiz mağdureye CMK.nın 234/2. maddesi uyarınca görevlendirilen vekilin, CMK.nın 237 ve devamı maddeleri uyarınca kamu davasına katılmasına yasal olanak bulunmadığı, bu itibarla hükmü temyiz … da olmadığından, mağdure vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyizi de sanık lehine olduğundan incelemenin sanık müdafiin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının ırz ve namusa tasaddide bulunma suçuna yönelik temyizleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Kayden 13.06.1990 doğumlu olup suç tarihi itibarıyla 14 yaş 2 aylık bulunan mağdurenin yaşına yönelik bir itiraz bulunmadığı gibi 15 yaşını bitirmesine de çok az bir süre olmaması karşısında, tebliğnamedeki mağdurenin yaşının araştırılması gerektiğinden bahisle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Mağdurenin sanıkla birden fazla kez ilişkiye girdikleri yönündeki aşamalarda değişmeyen samimi beyanlarına, sanığın tevil yollu ikrarına, mağdure hakkında … Devlet Hastanesi ve Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen “hymen anüler yapıda orta enlilikle, çentiksiz fevhası 3 cm. açıklıkta, yapısı itibarıyla yırtılmaksızın duhule müsait olup anatomikman bakire olduğu” yönündeki adli rapor içeriklerine, oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın mağdureye yönelik eylemlerinin teselsülen ırza geçme suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde tasaddi suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanığın ceza miktarı itibarıyla kazanılmış … saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.