YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16504
KARAR NO : 2011/1054
KARAR TARİHİ : 19.10.2011
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 28.01.2009 gün ve 2008/434 Esas, 2009/20 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
CGK.nun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı kararında ayrıntısı açıklandığı üzere CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 28.01.2009 günlü kararda ise başvuru şekli gösterilmeyerek usul hükümlerine aykırı davranıldığı, bu itibarla sanığın 15.07.2009 günlü temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile işin esasının incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Borçlar Kanununun 83/2, Türk Ticaret Kanununun 714. maddeleri ile 1567 sayılı Kanun hükümlerine ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan Bakanlar Kurulu kararları gereğince; 4814 sayılı Kanunla değişik 3167 sayılı Kanunun 16/1. maddesinde öngörülen para cezasının belirlenmesinde, suça konu çekin ibraz tarihinde Merkez Bankasınca belirlenmiş olan efektif satış kuru yerine 06.01.2006 tarihindeki efektif alış kuru esas alınarak eksik ceza tayin edilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
20.12.2009 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuki durumunun buna göre tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.