YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1687
KARAR NO : 2012/1898
KARAR TARİHİ : 20.02.2012
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Ünye Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.04.2007 gün ve 2005/340 Esas, 2007/99 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve mağdur vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Şikâyetçi olan mağdure ve vekiline CMK.nın 238/2. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemedikleri sorulmamış ise de; CMK.nın 260/1. maddesine göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurenin şikâyetçi olduğu, zorunlu vekilin de sanığın cezalandırılmasını isteyip mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdur …’ın davaya katılmasına ve zorunlu vekil Av. …’nın katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle sanık müdafii yanında katılan vekilinin de temyizi üzerine yapılan incelemede;
Sanığın mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemi ile ilgili zamanaşımı süresi içinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
5271 sayılı CMK.nın 236/3. madde hükmüne aykırı olarak, mağdur çocuğun dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişinin bulundurulması gerektiği gözetilmemiş ise de; mahkûmiyet hükmüne sadece mağdur beyanının esas alınmaması ve CMK.nın 236/2. maddesi uyarınca mağdurun zorunluluk arz eden haller dışında bir defa dinlenebileceği hükmü dikkate alınarak bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, yerinde görülmeyen sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.