Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/17236 E. 2011/526 K. 07.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17236
KARAR NO : 2011/526
KARAR TARİHİ : 07.10.2011

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Ereğli (…) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 25.05.2009 gün ve 2009/313 Esas, 2009/218 Karar sayılı hükmün süresinden sonra Yargıtayca incelenmesi sanık ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanığın, yokluğunda verilen ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre 22.10.2009 tarihinde kendisine tebliği yapılarak kesinleştirilen hükmü, 11.05.2011 tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşılmış ise de; CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.02.2007 gün 2007/46-39 ve 13.02.2007 gün 2007/8-31 sayılı kararlarına göre, kararda temyiz süresinin başkaca bu konuda açıklama yapılmaksızın “tefhim/tebliğden” itibaren başlayacağı yazılıp başvuru süresinin tereddüde yer vermeyecek şekilde gösterilmemesi nedeniyle süresinden sonra yapılan temyiz isteminin, eski hale getirme yoluyla açılmış temyiz davası sayılmak suretiyle temyiz isteği kabul edilip inceleme yapılması gerektiği anlaşıldığından temyizin süresinde olduğunun kabulüne,
Katılanlar vekilinin yüzüne karşı tefhim olunan hükmü, 1412 sayılı CMUK.nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 02.06.2011 günlü temyize cevap dilekçesi ile temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanığın temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
20.12.2009 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun”
yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinin karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.