YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17353
KARAR NO : 2011/5882
KARAR TARİHİ : 26.12.2011
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.02.2011 gün ve 2008/431 Esas, 2011/37 Karar sayılı re’sen de temyize tâbi olan hükmün sanık müdafii tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 21.12.2011 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma Salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından …hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Sanık müdafii Av. …’ın 20.12.2011 tarihli bir sayfadan ibaret savunma dilekçesi verdiği görüldü. Alındı dosyasına konuldu.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 28.12.2011 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan İnegöl Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2005 günlü ilamına konu suçun işlenmesinden önce, 18.05.2005 tarihinde kesinleşmiş kasıtlı bir suça ilişkin
başka bir mahkûmiyetinin bulunduğu, bu nedenle CMK.nun 231/6-a maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdure hakkında Bursa Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 27.11.2008 günlü raporda “hymende yırtık olmaksızın oluşan kanamalı ekimozun yüzeysel travma ile oluşabileceği, bu bölgeye organ veya sair cisim sokulmaya çalışılması ya da sathi sürtünmeyle gerçekleşmiş olabileceğinin” belirtildiği, buna karşın katılan … Bardak’ın aşamalarda değişmeyen tutarlı beyanlarında mağdurenin bağırması üzerine baktığında, sanığın sol el orta parmağında ve mağdurenin cinsel organında kan gördüğünü belirttiği, mağdurenin ise beyanlarında, sanığın parmağını cinsel organına soktuğunu, çok canı yanması üzerine bağırdığını belirtmiş olması karşısında, mağdurenin raporundaki bulguların sadece sürtünmeyle mi, yoksa vücuda organ veya sair bir cisim sokulmasıyla mı oluşacağı hususunda Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, re’sen de temyize tâbi olan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
26.12.2011 tarihinde verilen iş bu karar 28.12.2011 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Güngör Saka hazır olduğu halde müdafiin gıyabında tefhim olundu.