Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/1736 E. 2012/1937 K. 21.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1736
KARAR NO : 2012/1937
KARAR TARİHİ : 21.02.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı suçu ile atılı diğer suçtan mahkûmiyetine dair Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.03.2007 gün ve 2006/450 Esas, 2007/150 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Hükmolunan cezaların miktarına göre, sanık müdafiin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Basit cinsel istismar suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Mağdurenin soruşturma aşamasında sanığın kendisini kucaklayarak yatağa götürdüğünü beyan etmesi karşısında eylemin cebirle işlenmesi nedeniyle, TCK.nın 103/4. maddesinin uygulamaması, alehye temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında 12.09.2006 tarihli iddianame ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK.nın 109/1. maddesi uyarınca kamu davası açıldığı, mahkemece diğer suça ilişkin olarak verilen görevsizlik kararında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile ilgili herhangi bir belirleme yapılmadığı gibi, son oturumda sanık müdafiin yüzüne karşı verilen, Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki mütaalasında da bu suça ilşkin olan TCK.nın 109/1. maddesinin uygulanması istenildiği halde, CMK.nın 226. maddesine aykırı olarak sanığa ek savunma … tanınmadan, sanığa aynı Kanunun 109/2. maddesi gereğince ceza verilmesi,
Uygulamaya göre de;
Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu aynı suçu işleme kararı kapsamında değişik zamanlarda işlediği ve mahkemece de oluş bu şekilde kabul edildiği halde, zincirleme suça ilişkin TCK.nın 43/1. maddesi uyarınca cezanın artırılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek, ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 21.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.