Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/17433 E. 2011/4583 K. 05.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17433
KARAR NO : 2011/4583
KARAR TARİHİ : 05.12.2011

Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.02.2011 gün ve 2010/141 Esas, 2011/14 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık müdafiin yasal süreden sonra vaki duruşma isteğinin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 23.07.2009 tarih ve 2006/65 Esas, 2009/114 Karar sayılı kararı ile; 1412 sayılı CMUK.nın 305. maddesinin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinin iptaline karar verilip iptal hükmünün 07.10.2010 tarihi itibariyle yürürlüğe girdiği, iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK.nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL’ye kadar adli para cezalarına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğü giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. madde ile hapis cezasından çevrilenler hariç sonuç olarak hükmedilen 3000 TL’ye kadar (dahil) para cezalarına karşı temyiz yoluna başvurulamayacağının düzenlendiği, bu nedenle 07.10.2010 ile 14.04.2011 tarihleri arasında mahkûmiyet hükümlerinin doğrudan para cezaları da dahil hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, mala zarar verme suçundan kurulan adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün karar tarihi itibarıyla temyiz kabiliyetinin bulunduğu anlaşıldığından temyizin reddini isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı
yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle cinsel saldırı ve mala zarar verme suçlarından kurulan usul ve kanuna uygun hükümlerin ONANMASINA,
Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK.nın 119/1-a maddesi uyarınca artırım yapılabilmesi için silahın konut veya eklentisine girmeyi veya burada kalmayı temin için kullanılması gerektiği, somut olayda ise sanığın gece vakti kimsenin haberi olmaksızın ve silahtan sayılan bıçak kullanılmaksızın katılanın konutuna girdiği, suçun tamamlanmasından sonra gelişen cinsel saldırı eyleminde katılana yönelik bıçak kullanılmasının ise cinsel saldırı suçunun unsuru olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.