YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17525
KARAR NO : 2011/5314
KARAR TARİHİ : 20.12.2011
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda: atılı suçtan mahkûmiyetine dair Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.02.2011 gün ve 2010/398 Esas, 2011/20 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK.nun 103. maddesinin 3. fıkrasında artırım nedeni olarak yalnızca kan hısımlığı öngörülüp kayın hısımlığı artırım nedeni olarak düzenlenmemiştir. Sanık mağdurenin eniştesi ise de; mağdurenin annesi ile birlikte ayrı evde ikamet ettikleri, sanığın mağdureyi koruma ve gözetmekle yükümlü olduğuna dair dosya içinde bir bilginin bulunmadığı, keza ceza miktarını artırım nedenleri ile ilgili yorumların da dar yapılması gerektiğine ilişkin genel ilke de gözetildiğine, tebliğnamede sanık hakkında TCK.nun 103/3. maddesinin uygulanmasına ilişkin bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında TCK.nun 103/6. maddesinin uygulanma koşullarının tespiti için mağdurenin olaydan dolayı ruh veya beden sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu ya da Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23 ve 31. maddeleri gereği usulüne uygun olarak teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğrenim Kurumlarından veya birimlerine bağlı hastanelerden rapor alındıktan sonra, TCK.nun 103/6. maddesinin tatbikine gerek olup olmadığına karar verilmesi yerine, mağduresi bulunduğu başka bir suç için, başka bir dosyada alınan raporla yetinilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılanlar vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.