YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17644
KARAR NO : 2013/9104
KARAR TARİHİ : 16.09.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar …, … ve …’nın yapılan yargılamaları sonunda; cinsel istismar eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek açılan kamu davasının şikâyet yokluğu nedeniyle düşürülmesine, diğer atılı suçtan ise beraatlerine dair Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.12.2009 gün ve 2007/28 Esas, 2009/237 Karar sayılı hükümlerin incelenmesi mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdure vekilinin yokluğunda verilip 19.02.2010 tarihinde tebliğ edilen hükmün mağdure vekili tarafından CMUK.nın 310. maddesinde öngörülen kanuni bir haftalık süreden sonra 13.04.2010 havale tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşılmış ise de; Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarında başvurulacak kanun yolu, mercii, süresi ve şeklinin açıkça gösterilmesinin gerektiği, incelenen hükümde ise yasa yolu bildiriminde bulunulmadığı, bu nedenle mağdure vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğunun KABULÜNE, CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdure Sibel Aydın’ın şikâyetçi olduğu ve katılma talebinde bulunduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure Sibel’in katılmasına, zorunlu vekil Av. …’in katılan vekili olarak kabulüne verilerek katılan mağdure vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
Sanıklara atılı suçların oluşumu ve unsurlarına etkisi bakımından, mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının araştırılması kapsamında alınan, Denizli Devlet Hastanesinin 25.05.2007 tarihli rapor içeriğine göre 17 yaşında
olduğu belirtilen mağdure hakkındaki raporun aslı ya da okunaklı onaylı örneği getirtilerek engel hal yoksa CMK.nın 218/2. maddesi gereğince yaş tashihine karar verilip buna göre hüküm kurulması gerekirken, yaş tashihi yapılmadan mağdure 17 yaşında kabul edilerek hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin belirtilen nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.