YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17750
KARAR NO : 2012/5482
KARAR TARİHİ : 15.05.2012
Fuhuş, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçIarından sanıklar … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’nın fuhuş (2 kez) ve iftira, sanık …’ın da fuhuş (2 kez) suçlarından mahkûmiyetlerine dair Kahta Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 03.11.2009 gün ve 2009/213 Esas, 2009/326 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Tebliğnamedeki, talebi olmadığı halde mağdure …’nun müdahilliğine karar verilerek CMK.nın 238/2. maddesine muhalefet edilmesine ilişkin görüşe, istemi sorulmadan müdahilliğine karar verilen tarafça hüküm temyiz edilmediğinden; sanık … hakkındaki hükümlerde tekerrür uygulamasında iki farklı hükmün tekerrüre esas alınıp hükme dayanak alınan mahkûmiyet hükmünün açıkça gösterilmeyerek infazda tereddüde yol açacağına ilişkin görüşe, ilâmlardaki ceza miktarı ve infaz rejimine göre tekerrüre esas alınan her iki hükmün ayrı ayrı tekerrüre esas alınması halinde de sonuç değişmeyeceğinden; sabıkası bulunmayan sanık … hakkında mağdure …’ın fuhşuna aracılık etmek suçundan koşulları oluştuğu halde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden, kanunda yazılı soyut gerekçeyle 5237 sayılı TCK.nın 51 ve CMK.nın 231. maddesinin uygulanmamasına ilişkin görüşe de, olumsuz kanaate ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmiş olduğundan iştirak edilmemiştir.
Sanık, soruşturmanın başlamasından sonra fakat kovuşturmadan önce iftiradan döndüğü halde TCK.nın 269/2. maddesi yerine, 269/1. maddesinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nın 53/1-c maddesinde sayılan haklardan yoksunluğun kendi alt soyu yönünden koşullu salıvermeye kadar, kendi alt soyu dışındakiler yönünden cezanın infazı tamamlanıncaya kadar hükmedileceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepten 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiyle düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkralarında yer alan 5237 sayılı TCK.nın 53/1-c bendinin uygulanmasına ilişkin cümleler hükümlerden çıkartılarak yerlerine “aynı Kanunun 53/3. maddesi gereğince 53/1-c bendinde sayılan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine kadar, aynı bentteki kendi alt soyu dışındakiler üzerindeki haklardan ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.