Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/17863 E. 2013/2451 K. 11.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17863
KARAR NO : 2013/2451
KARAR TARİHİ : 11.03.2013

Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Adana 4. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 03.03.2009 gün ve 2008/162 Esas, 2009/93 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve katılan tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Tanıklar … ve …’ın hükmü temyiz etmeye haklarının bulunmadığı, katılan …’ın da 03.03.2009 günlü oturumda şikâyetten vazgeçtiğini beyan ettiği anlaşılmakla CMK.nın 243. maddesi uyarınca katılma kararı hükümsüz kaldığından, temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddi ile incelemenin sanığın temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verilerek gereği düşünüldü:
Katılan, sanık, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık … ile katılan …’ın 14.02.1985 tarihinde evlendikleri, katılanın 18.05.2006 tarihinde sanığa boşanma davası açtığı, boşanma davasının devam ettiği sırada annenin yanında bulunan müşterek çocuk Beraat’in her ayın ilk ve üçüncü hafta sonu Cumartesi sabah saat 09.00 dan pazar günü akşam saat 19.00’a kadar sanığa teslimine karar verilerek çocukla şahsi münasebet tesis edildiği, daha sonra Adana 4. Aile Mahkemesinin 17.01.2007 gün 2006/500 Esas, 2007/15 sayılı Kararı ile boşanmaya, çocuğun velâyetinin katılana verilmesine, çocukla sanık arasında şahsi münasebet tesisine karar verildiği, kararın kesinleşmediği ve daha önceki ara kararı ile kurulan şahsi münasebet tesisinin hükümden sonra da devam edip etmeyeceği hususunda dosyada bir açıklık bulunmadığının anlaşılması karşısında, öncelikle boşanma dosyası getirtilerek suç tarihi itibarıyla daha önceden verilen şahsi münasebetin devamına ilişkin bir karar bulunup bulunmadığı ve çocuğun veli olarak tayin edilen anneye usulüne uygun şekilde tesliminin gerçekleşip gerçekleşmediği hususları araştırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmayla hüküm kurulması,
Uygulamaya göre de;
İddianamede sevk maddesi olarak gösterilmediği halde, CMK.nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı da verilmeden sanığa tayin edilen cezanın TCK.nın 234/2. maddesi ile artırılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.