Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/18067 E. 2011/5289 K. 19.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18067
KARAR NO : 2011/5289
KARAR TARİHİ : 19.12.2011

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.07.2009 gün ve 2009/347 Esas, 2009/684 Karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Hükümlerde başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile şeklinin açıkça belirtilmesinin zorunlu olduğu ve bunlardan birinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesinin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 sayılı kararında açıklandığı üzere; CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince hükümde “başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin” açıkça gösterilmesi gerektiği, sanığın yokluğunda verilen 22.07.2009 günlü hükümde ise “Kararın 7 gün içerisinde …Yargıtay’a temyiz …” denilmek sûretiyle sanık yönünden kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcının açık şekilde gösterilmemesi nedeniyle aynı Kanunun 40 ve devamı maddelerine göre temyiz süresinin geçirilmesinde sanığın kusurunun bulunmadığı ve eski hale getirme nedeninin oluştuğu nazara alınıp, kanun yoluna başvuru şeklinin gösterilmemesi nedeniyle hükmün kesinleşmediği anlaşıldığından; sanık müdafiin 23.09.2009 tarihli dilekçesinin süresinde verilmiş temyiz başvurusu olarak kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık müdafiin hakim tarafından havaleli 31.03.2010 tarihli dilekçesindeki ödeme taahhüdü nedeniyle, 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu”nun geçici 2. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Hükümden sonra 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7. maddeleri gözetilerek, sanığın hukukî durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.