Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/1809 E. 2012/2038 K. 22.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1809
KARAR NO : 2012/2038
KARAR TARİHİ : 22.02.2012

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve ırza geçmeye teşebbüs suçlarından sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ve ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan mahkûmiyetine dair Ünye Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.02.2007 gün ve 2006/41 Esas, 2007/29 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanığın işlediği kabul edilen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nın 415/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanık hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 13.02.2007 tarihinden itibaren inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Mağdur çocuğun dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulmayarak, CMK.nın 236/3. maddesine muhalefet edilmiş ise de; dosya kapsamına göre mağdurenin beyanı dışında deliller bulunması ve mağdurun CMK.nın 236/2. maddesi uyarınca aşamalarda bir defa dinlenmesinin esas olması dikkate alınarak, bu hususun telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında iki ayrı suçtan 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK uyarınca verilen iki ayrı mahkûmiyet hükmünün; 5237 sayılı TCK.nda cezaların toplanması düzenlenmediği halde “erteleme hükmünün cezaların toplamı üzerinden uygulanabileceğinden” bahisle sanığa tayin olunan cezaların 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesine aykırı olarak 5237 sayılı Kanunun 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi suretiyle karma uygulama yapılması,
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesi ile hüküm tarihinden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesi uyarınca sanık hakkında 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi de gözetilip geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.