Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/18169 E. 2011/2301 K. 03.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18169
KARAR NO : 2011/2301
KARAR TARİHİ : 03.11.2011

Karşılıksız çek keşide etme suçundan sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair, İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 14.10.2008 gün ve 2007/803 Esas, 2008/874 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanığın yokluğunda verilip 17.12.2008 tarihinde tebliğ edilen kararın, sanık tarafından 02.02.2011 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmış ise de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı kararında ayrıntısı açıklandığı üzere; CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 14.10.2008 günlü kararda ise başvuru şekli gösterilmeyerek anılan hükümlere aykırı davranıldığı, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldığından gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 20.12.2009 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7. maddeleri gözetilerek, sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanık …’un İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2008 gün ve 2007/803 Esas, 2008/874 Karar sayılı ilamıyla verilen 6.150.TL adli para cezasından dolayı cezaevinde ise sadece bu suçtan İNFAZIN DURDURULMASINA, derhal salıverilmesinin mahalline en seri biçimde bildirilmesi hususunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına 03.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.