YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1883
KARAR NO : 2012/1983
KARAR TARİHİ : 22.02.2012
Irza geçme ve reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanıklar …, … ve …’ın bozma üzerine yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Yalova Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.04.2006 gün ve 2005/151 Esas, 2006/80 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.02.2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı gereğince sanık … ve sanık … müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin sanıklara tayin edilen ceza miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklara atılı reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçunun 765 sayılı …nın 430/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 2002 yılı Kasım ayı ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı …nın 7 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Sanıklar hakkında ırza geçme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizlere gelince;
Sanıklardan Halil’in 30.12.2002 olan tutuklanma tarihinin gerekçeli kararda 30.09.2003 olarak yanlış gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanunun 232/2-d maddesine aykırı davranılması,
Suçun oluşumuna ve niteliğini belirlemeye etkisi bakımından; nüfus kaydına göre doğumdan uzun süre sonra nüfusa kaydedildiği anlaşılan mağdurenin kayden 20.03.1988 doğumlu olup suç tarihi itibarıyla 15 yaşını doldurmasına az bir zaman kalması, sanıklar ve müdafileri tarafından mağdurenin yaşının büyük olduğunun ileri sürülerek yaşa yönelik itirazlarda bulunulması, mağdurenin doğduğu kabul edilen Özel İstanbul Vatan Hastanesinin resmî sağlık kurumu olmayıp, bu hastanece düzenlenen doğum raporunun doğum tarihi olarak kabul olunan 20.03.1988 tarihinden yaklaşık onyedi ay sonra 04.08.1989 tarihinde düzenleşmiş olması ve adı geçen hastane tarafından doğuma ilişkin dayanak belgelerin sunulamaması yanında mağdureye ait doğum raporunun arşivlerinde bulunamadığının … İlçe Nüfus Müdürlüğü tarafından bildirilmesi gibi şüpheli durumlar karşısında; resmî bir kurumda doğmadığı anlaşılan mağdurenin yaş tespitine esas olacak film ve kemik grafileri çektirilerek tam teşekküllü hastaneden içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu bir sağlık kurulundan rapor alınması, duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan görüş alınarak, mağdurenin gerçek yaşının bilimsel şekilde saptanmasından sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmaya dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, ırza geçme suçundan verilen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.