YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1958
KARAR NO : 2012/4618
KARAR TARİHİ : 20.04.2012
Irza geçme suçundan sanıklar … ve …’in bozma üzerine yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’in basit cinsel saldırı suçundan, sanık …’ın nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkûmiyetlerine dair Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.01.2006 gün ve 2005/246 Esas 2006/2 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri ve sanık … tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa, dosya içeriğine ve kabule göre, mağdure …’ı telefonla arayıp onunla para karşılığında cinsel ilişkiye girme hususunda anlaştıktan sonra, sanık …’in kendi idaresindeki araçla, yanında … ve sanık … da bulunduğu halde geceleyin 01.20 sıralarında onunla buluşup Dikmen Vadisi’ne gittikleri, burada sanık …’ın mağdureyi kemerle bağlamaya, …’ın ise onun ağzını bantlamaya çalıştığı, sanık …’in diğerlerini araçtan gönderip araçta mağdureyle kaldıklarında aracın arka koltuğunda onunla cinsel ilişkiye gireceğini söyleyip soyun dediği, mağdurenin istemediğini belirtmesi üzerine cinsel organını onun ağzına soktuğu, bir müddet sonra diğer ikisinin araca tekrar geldikleri ve birlikte …’nın kendilerini beklediği sanık …’e ait depoya gittikleri, bu depoda sanık …’ın mağdureye “sıra bende, çık yukarı” diyerek mağdureyi deponun ikinci katına çıkararak onunla isteği dışında cinsel ilişkiye girdiği, bu sırada sanık …’in de deponun alt katında onları beklediği, akabinde …’un da ilişkiye girmek istediği, mağdurenin hamile olduğunu söyleyerek karşı çıkması ve …’ın da “yeter artık” demesi üzerine sanık …’in onu eve götürmek üzere aracına aldığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Dikmen Kapısı yakınına geldiklerinde mağdurenin araç kontağını kapatıp anahtarı dışarı atarak polisten yardım istemesi sonucu yakalandıkları, sanıkların bu şekilde gerçekleşen eylemlerinin sanık … yönünden kendi eyleminin ırza geçme suçunu oluşturduğu, sanık …’in ise, araçta oral yoldan gerçekleştirdiği eylemlerden farklı olarak Sedat’ın ırza geçme suçuna da yardım eden sıfatıyla katıldığı, sanık …’ın da, …’in araçta gerçekleştirdiği eylem öncesi mukavemetinin kırılmasına iştirak ettiği, ancak 07.08.2001 tarih ve 2001/64850 hazırlık sayılı iddianamede, sanık …’ın ırza geçme ile …’in araçtaki eylemine iştirak ve sanık …’in ise Sedat’ın depodaki ırza geçme eylemine iştirakine ilişkin anlatım ve sevk maddeleri bulunmadığı gözetilerek, bu hususlara ilişkin dava açılmasının temin edilmesi, dava açıldığı takdirde dosyadaki tüm deliller değerlendirilip sanık …’ın kendi ırza geçme eylemiyle, …’in araçtaki eylemine yardım etme eylemlerine ilişkin zincirleme suç hükümleri de gözetilip, 765 sayılı TCK.nın 416/1, 80 ve 5237 sayılı TCK.nın 102/2, 43. maddeleri kıyaslanarak; sanık …’in ise mağdureye yönelik araçta kendi gerçekleştirdiği eylemle birlikte, sanık …’ın açıklanan ırza geçme eylemine yardım etmesi nedeniyle teselsül hükümleri de nazara alınıp, 765 sayılı TCK.nın 416/1, 65/3, 80. maddeleriyle, 5237 sayılı TCK.nın 102/2, 39, 43. maddeleri mukayese edilerek, sanıklar haklarında lehe kanunlar belirlenmek suretiyle uygulama yapılması gerekirken açılmamış davalardan hükümler kurulmak suretiyle CMK.nın 225. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
5252 sayılı Kanunun 9/3 ve CMK.nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleri ile birlikte denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanık …’in, mağdurenin ağzına organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiği, açılan davaya konu eyleminin 765 sayılı TCK.nın 416/2. maddesi, 5237 sayılı TCK.nın 102/2. maddesi kapsamında kaldığı gözetilerek, lehe kanunun buna göre belirlenmesi gerekirken, sanığa 5237 sayılı TCK.nın 102/1. maddesi ile uygulama yapılması,
Sanık …’a tayin edilen 7 yıl hapis cezası üzerinden TCK.nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 5 yıl 10 ay yerine 5 yıl 8 ay hapis cezası belirlenmesi,
Sanıkların kasten işlemiş oldukları suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetlerinin kanuni sonucu olarak TCK.nın 53/1-c maddesindeki haklardan da aynı maddenin 2 ve 3. fıkralarında öngörülen sürelere göre, yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerekirken, sanıklar haklarında yalnızca anılan maddenin 1. fıkrasının a-b-d ve e bentlerindeki haklardan yoksunluğa hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileriyle sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.