YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1974
KARAR NO : 2011/4928
KARAR TARİHİ : 13.12.2011
Irza geçme suçundan sanık …’un bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair … 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.04.2007 gün ve 2005/2240 Esas, 2007/66 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya içeriğinden eylemin mefruz cebirle işlenmesi dışında mağdura karşı maddi cebir veya tehditte bulunduğuna dair herhangi bir kanıt mevcut olmadığı halde, sanığın suçu tehdit kullanmak suretiyle işlediği kabul edilerek, 5237 sayılı TCK.nun 103/4. maddesiyle cezanın arttırılması,
Mağdurun babasının soruşturma aşamasında, Cumhuriyet Başsavcılığında alınan beyanında, “mağduru birkaç kez psikologa götürdüğünü, mağdurun kabus gördüğünü, olay tarihinden bu yana susup konuşmadığını” ifade etmesi ve mağdurun 5 yaşında olduğunun anlaşılması karşısında; olay nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre (konunun uzmanı bir doktorun ve iki adli tıp uzmanının zorunlu katılımıyla, anılan kanunun 7/f maddesinde 6. İhtisas Kurulunda görev yapması öngörülen diğer dallardan uzman doktorların da iştirakiyle ve toplam en az 5 uzman doktorla) oluşturulmuş bir heyetten alınacak raporla belirlenmesinden sonra anılan maddenin uygulanıp uygulanmayacağının ve buna göre, usulünce lehe kanun belirlenerek uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.