YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1989
KARAR NO : 2012/2251
KARAR TARİHİ : 27.02.2012
Irza geçme ve reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Manisa Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.06.2006 gün ve 2005/172 Esas, 2006/519 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında ırza geçme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK.nın aleyhe olduğunun kabulü ile lehe olan 765 sayılı TCK.nın 414/1, 80, 418/2 ve 59. maddelerine göre asıl ceza belirlendikten sonra, fer’i cezaların tayini sırasında, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesine aykırı olarak karma uygulamaya yer verilerek, 765 sayılı TCK.nın 31 ve 33/1-2. maddeleri uygulanırken 5237 sayılı TCK.nın 7/3 ve 53/2. maddelerine göre cezanın infazı tamamlanıncaya kadar sanığın kamu hizmetlerinden yasaklanmasına ve koşullu salıvermeye kadar velayet hakkından mahrum bırakılmasına karar verilmesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle ırza geçme suçundan verilen hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçunun 765 sayılı TCK.nın 430/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, karar tarihi olan 15.06.2006’dan inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.