YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1994
KARAR NO : 2012/2586
KARAR TARİHİ : 05.03.2012
Irza geçme suçundan sanık …, ırza geçmeye fer’i iştirak suçundan sanıklar …, …, … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; ırza geçme suçuna konu eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğunun kabulü ile şikâyetten vazgeçme nedeniyle kamu davalarının düşmesine dair Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.05.2006 gün ve 2005/302 Esas, 2006/167 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Dosyada bulunan nüfus kayıt örneğine göre, 01.10.1989 doğumlu mağdurenin, 15 yaşını doldurduğu 24.05.2006 tarihli duruşmadaki beyanında sanıklardan … ve …’den şikâyetçi olmadığını beyan etmesi karşısında katılma kararının bu sanıklar açısından geçerliğini yitirdiği ve katılan vekilinin bu sanıklar hakkında kurulan hükümleri temyiz yetkisi olmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin sanıklar … ve … hakkındaki hükümlere yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanıklar …, … ve … hakkında verilen hükümler ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Ceza hükümlerine etkisi bakımından delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle CMK.nın 218/2. maddesi uyarınca verilen mağdurenin yaşının düzeltilmesine dair hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanıkların oluş ve kabule uygun olarak işlediği reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunun 765 sayılı Kanunun 416/3. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanıkların sorgularının yapıldığı 25.10.2005 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı
Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.