Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/2040 E. 2012/2259 K. 27.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2040
KARAR NO : 2012/2259
KARAR TARİHİ : 27.02.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Üsküdar Çocuk Ağır Ceza mahkemesinden verilen 10.05.2007 gün ve 2006/69 Esas, 2007/133 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.05.2010 gün ve 2010/5-4 Esas, 2010/110 sayılı Kararına ve Adli Tıp Kurumu Kanununun 7 ve 23. maddelerine göre, suç tarihinde çocuk olduğu anlaşılan mağdurenin muayenesi ve hakkındaki raporun düzenlenmesi sırasında, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatristi bulundurulmaması suretiyle, usulüne uygun teşekkül etmeyen Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun olay sonrası mağdurenin 10.03.2006 günlü muayenesi sonucunda düzenlenen 17.03.2006 tarihli raporunda, mağdurede “hafif uyku bozukluğu” tanımlaması dışında bir Psikopatalojik bulguya rastlanmadığı teşhisi ile 6 ay sonra değerlendirilmesinin gerektiğinin belirtilmesi ve yine aynı şekilde teşekkül eden kurulun 20.12.2006 tarihli raporunda ise 18.09.2006 günü muayenesi yapılan mağdurede “anksiyete, uyku bozukluğu, flashbackler, korkular” şeklindeki belirtiler ile travma sonrası stres bozukluğu denen ağır nöroz arazı teşhisi konularak olay nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun bildirilmesi karşısında, her iki rapor arasındaki teşhis ve belirtilerdeki farklılıklarda dikkate alınarak Adli Tıp Kurumu Kanununun 15. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alınıp, çelişki giderilmeden eksik inceleme ile 5237 sayılı TCK.nın 103/6. maddesi ile cezanın arttırılması,
Kabule göre de;
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükümde sonuç ceza doğru olmakla birlikte hükümde uygulama maddesi olan 5237 sayılı TCK.nın 109/5. maddesinin gösterilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek, CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.