Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/2046 E. 2011/5110 K. 16.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2046
KARAR NO : 2011/5110
KARAR TARİHİ : 16.12.2011

Çocuğun basit cinsel istismarı ve cinsel taciz suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı suçuna teşebbüs ve cinsel taciz suçlarından mahkûmiyetine dair Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 28.03.2006 gün ve 2005/672 Esas, 2006/162 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
İddianamede sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan da anlatım ve içerik itibarıyla kamu davası açılmış bulunduğuna göre, bu konuda zamanaşımı süresince hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dava konusu suçun şikâyete tâbi olup uzlaşma kapsamında kaldığı, 5560 sayılı kanun ile değişik CMK.nın 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmekle birlikte, atılı suç tarihinin aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önceye ait olduğu ve 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi dikkate alınarak, kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerekeceğinden, öncelikle CMK.nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulması ve sonuçsuz kalması halinde hükümden sonra 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun ve 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan Kanunun 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Çocuğun basit cinsel istismarına teşebbüs suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Mağdurun 25.06.2005 günü jandarmaca alınan ifadesindeki, cinsel istismar suçuna ilişkin anlatımı ile 26.06.2005 tarihinde Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesi arasında oluş biçimine ilişkin olarak önemli çelişkiler bulunduğu, duruşmadaki anlatımında her iki ifadesinin doğru olduğunu söyleyerek bu çelişkinin giderilmediği anlaşıldığından, tüm ifadeleri kendisine okunup çelişkiler giderilmek suretiyle olayın oluş biçimi tam olarak açıklattırılıp belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken bu husus yerine getirilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan, kurulan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 11.07.2011 gün ve 1298 sayılı kararı ile Gölcük 2. Asliye Ceza Mahkemesi kapatıldığından dosyanın Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.20l1 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.