Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/20709 E. 2013/10626 K. 24.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20709
KARAR NO : 2013/10626
KARAR TARİHİ : 24.10.2013

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.11.2009 gün ve 2008/267 Esas, 2009/274 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Mağdurenin 20.10.2006 tarihli Cumhuriyet Savcılığı ifadesinde sanık ile cinsel ilişkiye girmediğini belirtmesi, yine 30.10.2006 tarihli Cumhuriyet Savcılığı ifadesinde sanığın erkeklik organını kendi kızlık organına hafifçe soktuğunu, ancak istemediğini söylemesi üzerine tekrar çektiğini bildirmesi, 16.04.2008 tarihinde Cumhuriyet Savcılığında alınan beyanında ve mahkeme huzurunda 19.02.2009 tarihli celsede ise sanıkla hiçbir şekilde cinsel birliktelik yaşamadığını dile getirmesi, çelişki nedeniyle sorulduğunda 30.10.2006 günü kızlık zarı muayenesi için Cumhuriyet Savcılığı tarafından hastaneye sevk edildiğini, düzenlenecek raporda bakire olmadığının anlaşılması halinde ailesinden çekindiği için bu şekilde beyanda bulunduğunu belirtmesi, mağdurenin babası olan …’in 20.10.2006 tarihinde Cumuhriyet Savcılığında alınan beyanında mağdure, sanığın yanından döndükten sonra doktora gittiklerini, doktor muayenesi sonucu bakire olduğu anlaşılınca sanıktan o tarihte şikâyetçi olmadığını ifade etmesi, sanığın aşamalarda istikrarlı bir şekilde mağdureyle birlikte olmadıklarını savunması, … Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 16.11.2006 tarihli adli muayene raporunda da “mağdurenin muayenesinde saat 3 hizasında kaideye varan eski yırtık mevcut olup halen bakire olmadığı, yırtığın iyileşme sürecini tamamlamış olduğu ve bu nedenle yırtığın
muayene tarihinden 7-10 gün önceki bir zaman diliminde oluştuğu ancak meydana geliş tarihi konusunda kesin bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı” hususlarının belirtilmesi karşısında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğine dair şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayan sanığın atılı suçtan beraati yerine, soyut ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.