Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/20738 E. 2013/12288 K. 27.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20738
KARAR NO : 2013/12288
KARAR TARİHİ : 27.11.2013

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar …, … ve …’ün yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar … ile …’nin atılı suçtan mahkûmiyetlerine, sanık … hakkında atılı suçtan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 29.01.2009 gün ve 2008/214 Esas, 2009/49 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık … … ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Mahkemece sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, aynı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil kararlardan olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve esasen O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından bu kararla ilgili olarak yapılan itiraz üzerine Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2009 günlü, 2009/282 D. İş sayılı ilamı ile vâki itirazın reddine karar verildiği dosya kapsamından anlaşıldığından, adı geçen sanık hakkındaki temyiz isteminin CMUK.nın 317. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin sanıklar … ve … haklarında kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suç tarihinden önce mağdurun amcası … ile sanıklardan …’nin gelini ve …’in ise kız kardeşi olan … ‘ın rızaen kaçmasının ardından, olay gecesi saat 19.00 sularında … köyünde oturan sanıklar …, İbrahim ve yanlarına gelen …’in otomobille çevrede …’ın aracını aradıkları, bu sırada köy bakkalından sigara almak üzere …’ın aracıyla seyir halinde olan mağduru görüp yolunu kesen sanıkların araçta …’ın olmadığını görünce mağdura şehir merkezinde amcasının tuttuğu evi göstermesini söyleyip rızası dışında iki araçla köyden ayrıldıkları ve mağdurun eve dönmemesi üzerine aramaya çıkan müşteki …’un tanıklar …, … ile …’tan oğlu mağdurun sanıklar tarafından araçla köyden götürüldüğünü öğrenince jandarma karakoluna şikâyette bulunmasının ardından, dosya içerisinde yer alan 14.11.2007 günlü Cumhuriyet Savcısı talimat formunda anılan olayla ilgili olarak saat 20.00’de gerekli telefon görüşmesinin yapılıp Cumhuriyet Savcısından alınan talimat uyarınca adli soruşturmaya başlanılmasından sonra sanık … tarafından saat 23.00 sularında mağdurun köye getirilip bırakıldığı tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, TCK.nın 110. maddesinin sanıklar haklarında uygulanması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık … … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkla ilgili olarak TCK.nın 53/1. maddesi gereğince uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan velâyet …, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … …’nin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca adı geçen sanık hakkında TCK.nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölüm hükümden çıkartılarak, yerine “Sanık hakkında TCK.nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkrası ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya içerinde bulunan sanığa ait adli sicil kaydında yer alan 647 sayılı Kanunun 6. maddesi gereği tecilli mahkûmiyet hükmü ile ilgili olarak anılan kaydın silinme koşullarının gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, halihazırda sabıkasız kabul edilmesi gereken sanığın dosyaya yansıyan olumsuz kişiliğinin de bulunmadığı göz önüne alınarak, mahkemece hükmedilen hapis cezasıyla ilgili olarak CMK.nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geribırakılıp bırakılmayacağı hususunda, aynı maddenin altıncı bendindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılıp değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, önceden kasıtlı suçtan mahkûmiyetinin bulunması ve yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemede kanaat oluşmaması şeklindeki yetersiz gerekçelerle anılan hükmün uygulanmasına yer olmadığına hükmedilmesi,
Sanıkla ilgili olarak TCK.nın 53/1. maddesi gereğince uygulama yapılırken, aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan velâyet …, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.