YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/212
KARAR NO : 2011/109
KARAR TARİHİ : 20.07.2011
Irza geçmeye tam teşebbüs ve kendiliğinden hak alma suçlarından sanık …’ ın yapılan yargılanması sonunda; ırza geçmeye teşebbüs eyleminin reşit olmayan mağdurla rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunu oluşturduğunun kabulüyle ve atılı diğer suçtan mahkûmiyetine dair Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.05.2008 gün ve 2004/166 Esas, 2008/114 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafi tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Adli tıp uygulamalarından elde edilen deneyimlerden mağdurun kendisini fazla kasmaması veya kayganlaştırıcı madde kullanımı ve benzeri nedenlerle, anal yoldan organ sokulmasının tıbbi bir iz bırakmamasının mümkün olduğu, sanık ve mağdurenin birbirini tamamlayan beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; rızaen cinsel ilişkinin gerçekleştiği, olayın mahkemece oluşa uygun şekilde kabul edildiğinin anlaşılması karşısında, reşit olmayan mağdurla rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan kurulan hükümle ilgili olarak; tebliğnamede eylemin organ sokma olmaksızın cinsel münasebet kapsamında kaldığı ve bu nedenle suç teşkil etmediği yönündeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delilllere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece kendiliğinden hak alma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2008/11-250 Esas ve 2009/13 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere; manevi zararın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun değerlendirilmesinde esas alınmayacağı, kamu davasına konu olayda maddi zararın da söz konusu olmadığı nazara alınarak mahkemece “Mağdurun zararının giderilmediği” ibaresi de kulanılmak suretiyle yasal olmayan gerekçeyle reşit olmayan mağdurla rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulama dışı bırakılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.