YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21208
KARAR NO : 2011/5235
KARAR TARİHİ : 19.12.2011
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 01.04.2009 gün ve 2009/85 Esas, 2009/233 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Hükümlerde başvurulacak kanun yolu, süresi, başvuru yapılacak mercii ile şeklinin açıkça belirtilmesinin zorunlu olduğu ve bunlardan birinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesinin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 sayılı kararında açıklandığı üzere; CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince hükümde “başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin” açıkça gösterilmesi gerektiği, sanığın yokluğunda verilen 01.04.2009 günlü hükümde ise sanık yönünden mahkemeye verilecek dilekçe ile veya zabıt katibine beyanla tutanağa geçirilmek suretiyle yapılacak kanun yoluna başvuru şeklinin açık şekilde gösterilmemesi nedeniyle aynı Kanunun 40 ve devamı maddelerine göre temyiz süresinin geçirilmesinde sanığın kusurunun bulunmadığı ve eski hale getirme nedeninin oluştuğu nazara alınıp, kanun yoluna başvuru şeklinin gösterilmemesi nedeniyle hükmün kesinleşmediği anlaşıldığından; sanığın 05.04.2009 havale tarihli dilekçesinin öğrenme üzerine ve süresinde verilmiş temyiz dilekçesi niteliğinde olduğu kabul edilerek gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 20.12.2009 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7. maddeleri gözetilerek, sanığın hukukî durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.