YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21250
KARAR NO : 2011/6183
KARAR TARİHİ : 28.12.2011
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 16.02.2009 gün ve 2008/1028 Esas, 2009/87 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanığın yokluğunda verilen Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2009 tarihli kararının, sanık müdafii tarafından süresinden sonra 27.03.2009 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmış ise de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı Kararında ayrıntısı açıklandığı üzere; CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 16.02.2009 günlü kararda ise başvurulacak kanun yolu ve başvuru süresinin ne zaman başlayacağı açıkça gösterilmeyerek anılan hükümlere aykırı davranıldığı anlaşıldığından temyiz isteğinin süresinde olduğuna karar verilerek gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 20.12.2009 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7. maddeleri gözetilerek, sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.