Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/21260 E. 2011/5907 K. 26.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21260
KARAR NO : 2011/5907
KARAR TARİHİ : 26.12.2011

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Gelendost Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 05.02.2009 gün ve 2008/63 Esas, 2009/13 Karar sayılı hükme yönelik sanık müdafiin temyiz isteminin reddine ilişkin aynı Mahkemece verilen 24.06.2009 gün ve 2008/63 Esas, 2009/13 sayılı Ek Kararın süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı kararında ayrıntısı açıklandığı üzere; CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 05.02.2009 günlü kararda ise başvuru süresinin başlangıcının açıkça gösterilmeyerek anılan hükümlere aykırı davranıldığı ve sanığın yokluğunda verilen 05.02.2009 günlü kararın Tebligat Kanununun 35. maddesine göre usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşıldığından bu itibarla temyiz süresinin geçirilmesinde sanığın kusurunun bulunmadığı ve eski hale getirme nedeninin oluştuğu nazara alınıp sanık müdafiin 18.06.2009 tarihli dilekçesinin öğrenme üzerine ve süresinde verilmiş temyiz başvurusu olarak kabulü ile temyiz talebinin reddine ilişkin 24.06.2009 günlü Ek Kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 20.12.2009 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7. maddeleri gözetilerek, sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, infazın durdurulması talebi mevcut ise de UYAP’tan alınan sanık hükümlü bilgisi kayıtlarında sanık hakkında bu suçtan 01.02.2010 tarihinde hükmün infazın durdurulmasına karar verildiği anlaşıldığından ayrıca infazın durdurulması kararı verilmesine YER OLMADIĞINA, 26.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.