Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/21295 E. 2011/5234 K. 19.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21295
KARAR NO : 2011/5234
KARAR TARİHİ : 19.12.2011

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’nun yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Kadıköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 30.06.2009 gün ve 2008/617 Esas, 2009/840 sayılı hükme yönelik sanığın vaki temyiz isteminin reddine ilişkin aynı Mahkemece verilen 29.12.2010 gün ve 2008/617 Esas, 2009/840 sayılı Ek Kararın süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi:
Hükümlerde başvurulacak kanun yolu, süresi, başvuru yapılacak mercii ile şeklinin açıkça belirtilmesinin zorunlu olduğu ve bunlardan birinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesinin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 sayılı Kararında açıklandığı üzere; CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince hükümde “başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin” açıkça gösterilmesi gerektiği, sanığın yokluğunda verilen 24.04.2009 günlü hükümde ise “… 7 gün içinde Yargıtay’da temyizi kabil olmak üzere…” denilmek sûretiyle sanık yönünden kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcının açık şekilde gösterilmemesi nedeniyle aynı Kanunun 40 ve devamı maddelerine göre temyiz süresinin geçirilmesinde sanığın kusurunun bulunmadığı ve eski hale getirme nedeninin oluştuğu nazara alınıp, kanun yoluna başvuru şeklinin gösterilmemesi nedeniyle hükmün kesinleşmediği anlaşıldığından; sanığın 22.12.2010 tarihli dilekçesinin süresinde verilmiş temyiz başvurusu olarak kabulü ile yerel Mahkemenin 29.12.2010 günlü temyiz talebinin reddine dair kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7. maddeleri gözetilerek, sanığın hukukî durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, infazın durdurulması talebi mevcut ise de Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP)’tan alınan sanık hükümlü bilgisi kayıtlarında sanığın bu suçtan 31.07.2011 tarihinde tahliye olduğu anlaşıldığından ayrıca infazın durdurulması kararı verilmesine YER OLMADIĞINA,19.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.