YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21297
KARAR NO : 2011/5226
KARAR TARİHİ : 19.12.2011
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 25.09.2008 gün ve 2008/66 Esas, 2008/412 sayılı hükme yönelik sanığın vâki temyiz isteminin reddine ilişkin aynı Mahkemece verilen 19.03.2009 gün ve 2008/66 Esas, 2008/412 sayılı Ek Kararın süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Hükümlerde başvurulacak kanun yolu, süresi, başvuru yapılacak mercii ile şeklinin açıkça belirtilmesinin zorunlu olduğu ve bunlardan birinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesinin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 sayılı kararında açıklandığı üzere; CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince hükümde “başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin” açıkça gösterilmesi gerektiği, 25.09.2008 günlü hükümde ise “ … 7 gün içinde Yargıtay’da temyiz yolu açık olmak üzere…” denilmek sûretiyle kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcının açık olarak gösterilmemesi nedeniyle aynı Kanunun 40 ve devamı maddelerine göre temyiz süresinin geçirilmesinde sanığın kusurunun bulunmadığı ve eski hale getirme nedeninin oluştuğu nazara alınıp, kanun yoluna başvuru şeklinin gösterilmemesi nedeniyle hükmün kesinleşmediği anlaşıldığından; tebliğnamedeki sanığın temyiz talebinin reddine ilişkin mahkeme kararının onanması düşüncesine iştirak edilmeyerek sanığın 19.03.2009 tarihli dilekçesinin öğrenme üzerine ve süresinde verilmiş temyiz başvurusu olarak kabulü ile temyiz talebinin reddine ilişkin 19.03.2009 günlü Ek Kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Takibi şikâyete bağlı olan karşılıksız çek keşide etme suçundan dolayı katılan vekilinin hükümden sonra verdiği 22.06.2009 günlü dilekçesi ile şikâyetinden vazgeçtiği anlaşıldığından vâki feragat nedeniyle anılan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının 5941 sayılı Çek Kanununun 6 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 19.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.