YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21306
KARAR NO : 2011/5225
KARAR TARİHİ : 19.12.2011
Karşılıksız çek keşide etmek suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 03.03.2009 gün ve 2009/89 Esas, 2009/214 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Hükümlerde başvurulacak kanun yolu, süresi, başvuru yapılacak mercii ile şeklinin açıkça belirtilmesinin zorunlu olduğu ve bunlardan birinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesinin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 Esas, 2006/229 sayılı Kararında açıklandığı üzere; CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince hükümde “başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin” açıkça gösterilmesi gerektiği, yüze karşı verilen 03.03.2008 günlü hükümde ise “ … tebliğinden itibaren 7 gün içinde … Yargıtay’da temyiz yolu açık olmak üzere …” denilmek suretiyle kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcının yanlış gösterilmesi nedeniyle aynı Kanunun 40 ve devamı maddelerine göre temyiz süresinin geçirilmesinde sanığın kusurunun bulunmadığı ve eski hale getirme nedeninin oluştuğu nazara alınıp, kanun yoluna başvuru şeklinin gösterilmemesi nedeniyle hükmün kesinleşmediği anlaşıldığından, tebliğnamedeki sanığın temyiz talebinin reddine yönelik düşüncesine iştirak edilmeyerek sanığın 12.03.2009 tarihli dilekçesinin süresinde verilmiş temyiz başvurusu olarak kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Hükümlerden sonra 20.12.2009 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7. maddeleri gözetilerek, sanığın hukukî durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.