Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/21355 E. 2012/4622 K. 20.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21355
KARAR NO : 2012/4622
KARAR TARİHİ : 20.04.2012

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanıklar … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Bartın Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.06.2011 gün ve 2009/200 Esas 2011/145 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş ve sanık … müdafiin incelemenin duruşmalı yapılmasını talep etmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 01.02.2012 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
01.02.2012 tarihinde mazeretini bildirir telgraf gönderdiği anlaşılmakla, Yargıtaydaki duruşmaların, ilk derece mahkemelerdeki duruşmalardan daha öncelikli olması sebebiyle sanık müdafiin mazetinin reddine,
Yapılan tebligat üzerine sanığın müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştır.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık … yönünden teselsülün kesildiği 30.05.2009 olan suç tarihinde bu sanığın 15 yaşını bitirmiş olduğunun görülmesi ve 5395 sayılı Kanunun 35. maddesinde, sosyal inceleme raporu alınması zorunluluğu öngörülmeyip ‘gerektiğinde’ alınmasının hükme bağlandığı, sanıkların işledikleri fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadıkları veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarının yönlendirme yeteneklerinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda dosyadaki 04.06.2009 tarihli raporun ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı tarafından verildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece sanıkların algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin bulunduğunun kabulüyle
sosyal inceleme yaptırılmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bu hususlarda bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiş; sanık … hakkında 103/6. maddesinin tatbikinden sonra TCK.nın 43. maddesi ile yapılacak artırımın, anılan Kanunun 103/2 ve 103/3. maddeleriyle tayin edilen ceza miktarı üzerinden hesaplanıp 103/6. madde ile ulaşılan cezaya eklenmesi gerekirken 103/2. maddesiyle belirlenen hapis cezası üzerinden hesaplanması, hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmamakla birlikte sanık hakkında TCK.nın 31. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesi uygulandığından sonuca etkili olmayan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunmalar, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA, 20.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.