Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/21503 E. 2013/9307 K. 18.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21503
KARAR NO : 2013/9307
KARAR TARİHİ : 18.09.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar … (… oğlu 1978 d.lu), … ile …’un (… oğlu 1982 d.lu), yapılan yargılamaları sonunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetlerine dair Zile Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04.11.2009 gün ve 2007/19 Esas, 2009/108 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri ile mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Kayden 30.07.1989 doğumlu olup suç tarihinde 17 yaşı içerisinde bulunan mağdurenin zorunlu vekil huzurunda verdiği mahkeme ifadesinde sanıklardan şikâyetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, hükmü temyize hakkı bulunmayan mağdure vekilinin vâki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanıklar müdafilerinin temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suç tarihinden önce … ilçesinde yaşayan sanıklardan … (… oğlu 1978 d.lu) ailesinden istettiği mağdurenin olumsuz yanıt vermesi üzerine, olay günü akrabaları olan diğer sanıklar … ve … beraber araçla mağdurenin babaannesi olan tanık …’nın evine gelerek, …’yı etkisiz hale getirdikten sonra mağdureyi zorla evden çıkartıp araçla kaçırdığı ve bu hadiseyi gören tanık …’un polise telefon ihbarında bulunmasının ardından, aynı gün … ilçesine getirilen mağdurenin, tanık … boş evine getirilmesinden sonra ertesi gün sabah sanık …’ın uyumasından faydalanarak evden kaçıp, karşıda oturan tanık …’a kaçırıldığını söyleyerek polis merkezi amirliğinin yerini sorduğu ve … tarafından getirildiği amirlikte görevli polis memuru tanıklar … , … ile … sanıklarca zorla kaçırılıp tecavüze uğradığını söyleyerek şikâyetçi olduğu adları geçen tanıkların beyanları ile tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye katılınmamıştır. Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikat yapılmış bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.