YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/216
KARAR NO : 2011/162
KARAR TARİHİ : 08.09.2011
Fuhuş için başkasına kadın tedarik etmek ve memuriyetin gasbı suçlarından sanık …; fuhuş için başkasına kadın tedarik etmek suçundan sanıklar … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Sincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 29.01.2008 gün ve 2004/13 Esas, 2008/57 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık … ile diğer sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanıkların gıyabında verilip Yasin’e 13.06.2008 günü, …’a ise 28.05.2008 günü tebliğ edilen hükümlerin, yasal süre geçtikten sonra 15.07.2008 ve 27.06.2008 tarihlerinde daha sonra tayin ettikleri sanıklar müdafileri tarafından temyiz edildiği anlaşılmış ise de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı kararında ayrıntısı açıklandığı üzere; CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 29.01.2008 günlü kararda ise başvuru şekilleri gösterilmeyerek anılan hükümlere aykırı davranıldığı, bu itibarla sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin de süresinde olduğunun kabulüne karar verilerek gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş; sanık … ile diğer sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, esası incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi gereğince tebliğname gibi BOZULMASINA, 08.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.