YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21723
KARAR NO : 2012/5788
KARAR TARİHİ : 22.05.2012
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, mala zarar verme, hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanıklar …, …, … ve suç eşyasının satın alınması suçundan sanık …’ın yapılan yargılamaları sonunda; üzerlerine atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 06.10.2009 gün ve 2008/1396 Esas, 2009/1118 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, Dairemizce de benimsenen 13.12.2011 gün ve 2010/6-247 Esas, 2011/261 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, mesleği bir kamu hizmeti niteliğindeki avukatlık olan, sanık müdafiiliğini üstlenen ve bu bağlamda yeterli düzeyde hukuki bilgiye sahip olan vekilin temyiz süresinin, kararın yüze karşı verildiği hallerde tefhimden itibaren işlemeye başlayacağını bilmemesi düşünülemeyeceğinden, kanun yolu bildirimindeki eksikliğin vekil açısından bir yanılgı ve hakkın kullanılması yönünde bir engel oluşturmayacağı karşısında, sanık … müdafiin 06.10.2009 tarihinde tefhim olunan hükmü, 1412 sayılı CMUK.nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 21.10.2009 günlü dilekçe ile temyiz etmiş olduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanıklar … ve … müdafileri temyizleri ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklar hakkında, kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetlerinin sonucu olarak her mahkûmiyet hükmü için ayrı ayrı 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesinin uygulanması gerektiği ve aynı Kanunun 53/3. maddesine göre, 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bir kez ve hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi, kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesi gereğince hükmedilen hak yoksunluğu ile ilgili bölümün çıkarılarak bunun yerine “sanıkların her mahkûmiyet hükmü için ayrı ayrı 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre, 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.