YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21855
KARAR NO : 2012/4268
KARAR TARİHİ : 11.04.2012
Irza geçmeye teşebbüs ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından sanık …’ın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; basit cinsel saldırı ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından mahkûmiyetine dair Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.12.2009 gün ve 2009/213 Esas, 2009/432 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümde lehe aleyhe kanun değerlendirmesi sırasında; 765 sayılı TCK.nın 193/2. maddesi uyarınca asgari hadden 4 katı oranında artırım yapılarak temel ceza belirlendiği halde, 5237 sayılı TCK.nın 116/4. maddesi ile temel cezanın tayini sırasında asgari had 2 kat aşılarak oranlılık ilkesine uyulmaması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi,
Sanık hakkında basit cinsel saldırı suçundan kurulan hükümde; mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanlarında, olay tarihinde gece uyuduğu sırada sanığın elinde bulunan kesici aleti boğazına dayayarak kendisini salona götürdüğünü, bacaklarını okşamaya başladığını ve kendisi ile birlikte olmak istediğini söyleyerek elindeki bıçakla tehdit ederek kendisini öpmesini istediğini, öpmek istemeyince saçından tutarak kendisini yere uzattığını, vücudunu ellemeye başladığı sırada küçük kızının uyanarak ağlaması üzerine sanığın kızını susturmak için kendisini gönderdiğini, kendisinin de bu durumdan faydalanarak dışarı çıktığını ve ev sahibinden yardım istediğini beyan etmiş bulunması ve tüm dosya içeriğinden, sanığın organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı eylemine ilişkin
icrai hareketlere başladığı, küçük çocuklarının uyanarak ağlaması üzerine fırsat bulan mağdurenin kaçıp kurtulması üzerine eylemini tamamlayamadığının anlaşılması karşısında, eyleminin nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden, hukuki nitelendirmede hataya düşülerek basit cinsel saldırı suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
Uygulamaya göre de;
Mağdurenin aşamalardaki beyanları nazara alındığında, eylemin kesici aletle işlendiği anlaşıldığı halde, hükmedilen cezada 5237 sayılı TCK.nın 102/3-d maddesi gereğince artırım yapılmaması ve bu uygulamaya göre sonuç ceza itibarıyla 765 sayılı TCK.nın 416/2. maddesi lehe olduğu gözetilmeyerek, yazılı şekilde 5237 sayılı TCK.nın 102/1. maddesinden hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 11.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.