YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21916
KARAR NO : 2012/2476
KARAR TARİHİ : 01.03.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık … …’in bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.04.2011 gün ve 2010/22 Esas, 2011/125 Karar sayılı re’sen de temyize tâbi hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık müdafiin süresinden sonra vâki duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun yalnız “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile koşullu salıverilmesine kadar, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar verilmesi ve aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince 53/1-c maddesindeki velayet hakkını kullanmaktan da cezanın yarısından bir katına kadar yoksun kılınması gerekirken kanun maddesi belirtilmeksizin ve infazda tereddüt oluşturulacak şekilde “TCK.nın 53/1-c maddesindeki hakları kullanmaktan sanığın cezasının infazından sonra başlamak üzere takdiren 15 yıl süreyle bu hak ve yetkiyi kullanmasının yasaklanmasına” şeklinde karar vermesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilerek 53/3-5. maddelerine aykırılık yapılması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
ancak bu cihetlerin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak hükümde yer alan “TCK.nın 53/1-c maddesindeki hakları kullanmaktan sanığın cezasının infazından sonra başlamak üzere takdiren 15 yıl süreyle bu hak ve yetkiyi kullanmasının yasaklanmasına” ilişkin kısmın hükümden çıkartılarak, yerine “TCK.nın 53/3. maddesi uyarınca TCK.nın 53/1. maddesinin (c) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilmesine kadar diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar ve 53/5. maddesi uyarınca sanığın cezasının infazından sonra başlamak üzere takdiren 15 yıl süreyle velayet hakkından yoksun bırakılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.