YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22291
KARAR NO : 2012/13456
KARAR TARİHİ : 20.12.2012
Birden fazla mağdura karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar …, …, …, …, … ve …’ın, ayrıca sanık …’nın kamu araçlarını suçta kullanma, tehdit ve katılan …’a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’ın kamu araçlarını suçta kullanma, sanık …’in ise kamu görevini usulsüz üstlenme ve katılan …’a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Sultandağı Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 01.10.2009 gün ve 2006/18 Esas, 2009/131 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık … müdafii ve sanıklar …, …, …, … ve … müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık … hakkında kamu görevini usulsüz üstlenme suçundan verilen karar tarihi itibarıyla kesin olan ceza hükmünün temyizi mümkün bulunmadığından, sanık müdafiin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının bu suç yönüyle temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanık … hakkında kurulan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler ile diğer sanıklar hakkında kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verilmekle gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık … ve … müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle bu sanıkların katılan …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin ONANMASINA,
Birden fazla mağdura karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında, ayrıca tehdit ve kamu araçlarını suçta kullanma suçundan sanık … hakkında, sanık … hakkında ise kamu araçlarını suçta kullanmadan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince;
Sanıkların katılan … ve diğer mağdurlara yönelik orada yasadışı toplantı yaptıkları düşüncesiyle, “buradan çıkamazsınız polis gelecek sizi burada görecek” dedikleri başka bir icrai hareketlerinin bulunmadığı, 30.12.2005 günlü olay tutanağında sanık …’nın ev sahibi …’a hitaben yüksek sesle “ … ben şimdi burada bulunan kalabalığa evi mi taşlatayım, içeridekileri linç mi ettireyim” şeklindeki tehdit sözlerinin şikâyetçilere söylendiğine, ya da bu kişilere iletildiğine ilişkin delil bulunmadığı ve mağdurların da “içeridekileri linç mi ettireyim” şeklindeki tehdit sözüyle ilgili bir anlatım ve şikâyetlerine rastlanılmadığı, şikâyetçiler … ve …’in beyanlarında geçen sanık …’nın evi taşlatayım mı şeklindeki tehdidininin ev sahibi olan mağdur …’in mal bütünlüğüne karşı işlendiği ve TCK.nın 106/1-ikinci cümlesi uyarınca şikâyete tâbi olduğu, mağdurun tehdit suçuna yönelik şikâyeti bulunmadığı gibi bu suça ilişkin bilgisinin de olmadığı, sanık …’nın mağdurlar … ve …’ın söz konusu evden ayrılmaları sırasında araçla yollarını ayrı ayrı zamanlarda kesip geçmelerine izin vermeme eylemlerinin, mağdur …’nın aracı ile yoldan geçip gitmesi, …’ın ise gitme imkanı varken gerginlik çıkmaması için söz konusu eve geri dönmesi karşısında,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.