YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22506
KARAR NO : 2013/11602
KARAR TARİHİ : 14.11.2013
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan beraatine dair Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.05.2009 gün ve 2006/301 Esas, 2009/111 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi mağdur vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu,
Suçtan zarar gören mağdurenin zorunlu vekil huzurunda soruşturma evresinde alınan beyanlarında sanıktan şikâyetçi olduğunu bildirmesi ve kovuşturma evresinde yapılan araştırmaya rağmen bulunamayan 15 yaşından küçük mağdureye baro tarafından tayin edilen vekilin mahkemece verilen beraat hükmünü aleyhe bozulması için temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda tereddüt bulunmadığı ve mağdure vekilinin de hükmü temyiz ederek katılma iradesini sürdürdüğü anlaşıldığından, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure …’in kamu davasına katılmasına ve zorunlu vekil Av. …’in katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle yapılan incelemede:
Mağdurenin soruşturma evresinde alınan beyanlarında olay gecesi arkadaşı … ile birlikte kaldığı konteynıra gelen ve karanlıktan dolayı yüzünü görmediği bir erkeğin kendisine bayıltıcı sprey sıktıktan sonra cinsel ilişkiye girdiğini bu sırada …’ın olayı görüp engel olmaya çalıştığını ve kendisi ile ilişkiye giren şahsın önceden tanıdığı sanık … olduğunu söylediğini beyan etmesine karşılık adı geçen …’ın temini ve dinlenilmesi yönünde hiçbir işlem yapılmadığı dosya kapsamından anlaşıldığından …’ın araştırılıp tanık sıfatıyla beyanının alınmasının ardından varılacak sonuç çerçevesinde sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.