YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2325
KARAR NO : 2011/5154
KARAR TARİHİ : 19.12.2011
Cinsel taciz suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 02.03.2006 gün ve 2005/620 Esas, 2006/85 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından zamanaşımı süresi içinde mahkemesince her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesi uyarınca 15 yaşından küçük suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığına ilişkin incelemenin sosyal çalışma görevlisinin düzenleyeceği sosyal inceleme raporuna göre mahkemece değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, Adıyaman Devlet Hastanesinin suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlediği 11.10.2005 tarihli doktor raporuna dayanılarak hüküm kurulması,
5320 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca dava tarihi itibarıyla, ceza mahkemesinde katılan yararına manevi tazminata hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
5237 sayılı TCK.nun 53/4. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrası hükmünün, fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Sanığın suç tarihindeki yaşı ile çocuğun basit cinsel istismarı suçundan verilen cezanın türü ve miktarına nazaran sanık hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5560 sayılı Kanunla değişik 23. maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağının, 5271 sayılı CMK.nun 231/7. maddesi uyarınca ertelemeden önce tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.