YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2332
KARAR NO : 2011/5878
KARAR TARİHİ : 26.12.2011
Cinsel taciz ve tehdit suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Erzincan Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 05.04.2006 gün ve 2005/825 Esas, 2006/190 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Anayasa Mahkemesinin, 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı kararı ile iki bin liraya kadar (iki bin dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK.nun 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı Kanunlar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07.10.2010 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki kanunî düzenlemenin dikkate alınması gerektiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK.nun 305/1. maddesi gereğince cezanın miktarına göre kesin olan hükmün temyizi kabil olmadığından, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının, cinsel taciz suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan ve oluşu kabul edilen tehdit suçunun kanun maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 05.04.2006’dan inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle, hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 26.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.