Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/2464 E. 2012/398 K. 18.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2464
KARAR NO : 2012/398
KARAR TARİHİ : 18.01.2012

Irza geçme ve evlenme akdi olmaksızın evlenmenin dini merasimini yapma suçlarından … ve evlenme akdi olmaksızın evlenmenin dini merasimini yapma suçundan sanık …’in yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’in atılı suçtan beraatine, sanık …’in atılı suçtan mahkûmiyetine dair Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.11.2005 gün ve 2004/31 Esas, 2005/356 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan sanık … müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Evlenme akdi olmaksızın evlenmenin dini merasimini yapma suçunun niteliğine göre, doğrudan zarar görmeyen ve davaya müdahil olarak katılma hakkı olmayan katılan sanık …’in hükmü temyize hakkı bulunmadığından vekilinin, sanık … hakkında anılan suçtan kurulan hükme ilişkin temyiz isteğinin CMUK.nın 317. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin sanık … hakkında ırza geçme ve sanık … hakkında evlenmenin dini merasimini yapmak suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında ırza geçme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık … hakkında evlenme akdi olmaksızın evlenmenin dini merasimini yapma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince,
Oluşa ve kabule göre, evlenme akdi olmaksızın evlenmenin dini merasimini yapma suçunun 765 sayılı TCK.nın 237/4. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 27.04.2003’den inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle, hükümün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca bu suçtan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 18.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.