YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2477
KARAR NO : 2012/697
KARAR TARİHİ : 02.02.2012
KARAR
Irza geçme suçundan sanıklar … ve …’nin yapılan yargılamaları sonunda; eylemlerinin ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunu oluşturduğunu kabulü ile mahkûmiyetlerine dair Söke Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.02.2006 gün ve 2004/5 Esas, 2006/13 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdur Şahin Akgül aşamalardaki beyanlarında, sanıkların anüsüne organlarını soktuklarını, anne … ise 11.10.2004 günlü kolluk beyanında beş altı gün önce oğlunun kakasını yaparken kan geldiğini ifade etmesi karşısında, mağdur hakkında düzenlenen Söke Devlet Hastanesinin 11.10.2004 tarihli raporunda “hastanın yapılan muayenesinde fiili livatanın bulgusuna rastlanmadığı” belirtilmiş ise de; Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı’nın 12.10.2004 günlü raporunda “anüs muayenesinde saat kadranına göre 6 ve 12 hizasında 0,5 ve 0,3 cm’lik sedefi beyaz renkte skar dokusu olduğu saptandığı bu bulguların geçirilmiş livata eylemi sonucu oluşmasının mümkün olduğu kanaatini bildirdiği” Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu tarafından verilen 22.06.2005 tarihli raporunda ise “anal muayenede saat kadranı 12 hizasında 0,1 cm x 0,4 cm ebadında sedefi beyaz renkte nedbe dokusu tespit edildiği, bu bulguların tespit edilen nedbelerin livata sonucu meydana gelebileceği gibi başka nedenlerle de meydana gelebileceği, eldeki tıbbi verilerle bunlar arasında ayrım yapılamayacağını” bildirildiği, eylemin vasıflandırılması bakımından raporlar arasında oluşan çelişkinin giderilmesi yönünden ve mevcut bulguların tamamlanmış ırza geçme, bu suça teşebbüs ya da ırz ve namusa tasaddi bulunma suçunun bulguları olup olmadığı yönünde Adli Tıp Kurumu Kanununun 15/f maddesi uyarınca Adli Tıp Genel Kurulundan alınacak raporla giderilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmayla yazılı şekilde tasaddi suçundan hüküm kurulması,
…/…
-2-
Kanuna aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…