YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2546
KARAR NO : 2012/5432
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
Irza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanıklar …, … (…,) ve …’ün, zorla kaçırıp alıkoyma suçundan sanıklar …, … ve …’un yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar … ve …’ın ırza geçme suçundan beraatlerine, sanık …’ın cinsel saldırı ve zorla kaçırıp alıkoyma, diğer sanıkların da atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.03.2006 gün ve 2003/384 Esas, 2006/143 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Lehe olan hükmün tespiti sırasında her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gereğine uyulmamış ise de; zorla kaçırıp alıkoyma suçu yönünden temel cezanın alt sınırda tayini, artırım ve indirimlerin ise en lehe oranlar üzerinde yapılması halinde dahi 5237 sayılı Kanunun açıkca aleyhe sonuç doğurduğu anlaşıldığından; sanık … hakkında CMK.nın 231. maddesi kapsamında bir değerlendirme yapılmaması ise, bu hükmün uygulanabilmesi koşullarından birininde 5271 sayılı CMK.nın 231/6-b. maddesi uyarınca sanık hakkında yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu bir kanaat oluşması gerektiği, dosya içeriğine ve sanık hakkında “kişiliği ve suç işleme hususundaki eğilimi” gerekçe gösterilerek TCK.nın 59. maddesinin uygulamamasına göre sanıkla ilgili böyle bir olumlu kanaatin oluşmadığı anlaşıldığından bu hususlar bozma nedeni yapılmamış, hapis cezasına mahkûmiyetin yasal sonucu olup kazanılmış hakka konu olmaması nedeniyle 765 sayılı TCK.nın 31. maddesinin de infazda nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanıklar …, …, …, … ve …, hakkında zorla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri ile delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık … hakkında ırza geçme suçundan verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında ırza geçme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mağdurenin aşamalardaki beyanı, sanık savunmaları ve tüm dosya içeriğine göre, kaçırıldığını bildiği mağdurenin beş gün süreyle evinde tutulmasına ve bu süre içerisinde sanık … tarafından birden fazla kez zorla ırzına geçilmesine yer temin etmek suretiyle fer’i fail olarak katıldığı anlaşılan sanık …’ın ırza geçme suçundan da mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
Sanık … hakkında nitelikli cinsel saldırı ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Olayın üzerinden uzun zaman geçmesi nedeniyle mağdur üzerindeki bedensel ve ruhsal etkilerinin kaybolma olasılığı ve sonradan elde edilecek bulgularla olay arasında illiyet kurmadaki meşkukiyet de nazara alınarak, tebliğnamedeki “mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığının raporla tespitinden sonra sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 102/5. maddesinin uygulanması da değerlendirilip lehe kanunun buna göre belirlenmesi gerektiği” yönündeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre her iki hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin köy çeşmesinden bir kaç kişi ile zorla kaçırılıp, devamında 6 gün boyunca alıkonulması ve bu sürede birden fazla tecavüzde bulunulması, tehdide dayalı resmî nikah kıydırılması şeklindeki suçların işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak, her iki suç yönünden de temel ceza tayin edilirken, TCK.nın 3 ve 61. maddeleri (765 sayılı TCK.nın 29 ve 30. maddeleri) uyarınca alt ve üst sınırlar arasında hak ve nesafete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden cezaların alt sınırdan belirlenmesi,
Kabule göre de;
Cinsel saldırı suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK.nın 53/1-2. maddesinin tatbiki sırasında aynı maddenin 3. fıkrası gereğince kendi altsoyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun koşullu salıverilme tarihine kadar devam edeceğinin, zorla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükümde ise mahkûmiyetin sonucu olarak 765 sayılı TCK.nın 31. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.