YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2622
KARAR NO : 2011/5869
KARAR TARİHİ : 23.12.2011
Irz ve namusa tasaddide bulunma, konut dokunulmazlığını ihlal, tehdit ve muvazene dışı hareket suçlarından sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; muvazene dışı hareket suçundan beraatine, ırz ve namusa tasaddi suçuna konu eyleminin sarkıntılık suçunu oluşturduğunun kabulü bu ve atılı diğer suçlardan mahkûmiyetine dair Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 07.04.2006 gün ve 2005/557 Esas, 2006/246 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sarkıntılık, tehdit ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanığa isnat edilen ırz ve namusa tasaddide bulunma, konut dokunulmazlığını ihlal ve tehdit suçlarının kanunda öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla, 765 sayılı TCK.nın 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi oldukları, karar tarihi olan 07.04.2006 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Muvazene dışı hareket suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince;
Sanığın mağdureye yönelik sarkıntılık, konut dokunulmazlığını ihlal ve tehdit eylemlerinden sonra mağdure beyanı ve tutanak içeriğine göre 01.06.2005 günü saat 00:30 da gerçekleştiği anlaşılan, mağdurenin “benim kaldığım dairenin balkonuna ve camlarına taş attı, aç kapıyı eve geleceğim” şeklindeki beyanına eylemlerin bütünlüğü karşısında itibar etmek gerektiği gözetilmeksizin sanığın yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.