YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2645
KARAR NO : 2012/5427
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
Irza geçmeye teşebbüs ve reşit olmayan kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’un bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs ve atılı diğer suçtan mahkûmiyetine dair Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.06.2006 gün ve 2005/736 Esas, 2006/350 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin yasal sonucu olup kazanılmış hakka konu olmaması nedeniyle, 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesinin infazda nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, katılan vekili ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan kurulan hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında zorla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Mahkûmiyetin yasal sonucu olup kazanılmış hakka konu olmaması nedeniyle 765 sayılı TCK.nın 31. maddesinin infazda nazara alınması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın 765 sayılı TCK.nın 430/1, 59. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 24.09.2003 tarihli hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle, ceza miktarı itibarıyla sanık hakkında kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, sonradan kurulan hükümde aynı Kanunun 430/1. maddesiyle tayin olunan 6 yıl hapis cezasının CMUK.nın 326. maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezasına indirilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak, hüküm fıkrasına “1412 sayılı CMUK.nın 326. maddesi uyarınca sanığın sonuç olarak 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve infazın bu miktar üzerinden yapılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.