YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2716
KARAR NO : 2011/2371
KARAR TARİHİ : 03.11.2011
Beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkûmiyetine dair Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.06.2006 gün ve 2006/111 Esas, 2006/220 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın eylemi şikâyete tâbi olup, zarar göreni gerçek kişi olduğundan uzlaşma kapsamında kaldığı, her ne kadar 5560 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik CMK.nun 253. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de, atılı suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce gerçekleştiği ve 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi dikkate alınarak kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma girişiminde bulunulması, bu girişimin sonuçsuz kalması halinde, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, sanığın adli sicil kaydında yer alan hükümlülükten dolayı uyarlama kararı verilip verilmediği araştırıldıktan sonra 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi hükmü de gözetilerek mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması zorunluluğu,
Uygulamaya göre de;
Sanığa ek savunma … tanınmadan, hakkında TCK.nun 58. maddesinin uygulanması suretiyle CMK.nun 226. maddesine, adli sicil kaydında yer alan hükümlerden hangisinin tekerrüre esas alındığı açıkça belirtilmeyerek de 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesine aykırılık yapılması,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.11.2011 tarihinde oybirliğiyle verildi.