YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2838
KARAR NO : 2012/10068
KARAR TARİHİ : 16.10.2012
Irza geçme suçundan sanık …, ırz ve namusa tasaddide bulunma ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …, ırza geçme ve reşit olmayan kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanıklar … ve …, ırz ve namusa tasaddide bulunma ve reşit olmayan kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık … ile reşit olmayan kimseyi zorla kaçırıp alıkoyma suçundan sanıklar … ve …’ın bozma üzerine yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’ın ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan, sanıklar …, …, … ve …’in ırz ve namusa tasaddide bulunma ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından, sanıklar Murat ve Selami’nin ise reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan mahkûmiyetlerine dair Çorum Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.02.2006 gün ve 2005/325 Esas, 2006/30 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemenin 21.03.2002 gün ve 2000/229 Esas, 2002/69 sayılı Kararının, yalnızca sanıklar …, …, …, …, … ve … yönünden temyiz edildiği, sanık … hakkında reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün ise; temyiz edilmeksizin kesinleştiği halde, bozmadan sonra bu sanık hakkında kurulan hüküm hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, sanık … müdafiin bu sanık hakkında reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Oluşa uygun şekilde, sanıklar Serdar, Serhat ve Murat’ın işledikleri kabul olunan ırz ve namusa tasaddide bulunma ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarının düzenlendiği, 765 sayılı TCK.nın 415/1 ve 430/2. maddelerinde öngörülen cezaların üst sınırları itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre, 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu ve suç tarihleri olan Haziran-Temmuz 2000, 17.09.2000 ve 18.09.2000’den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık … hakkındaki ırz ve namusa tasaddide bulunma, sanık … hakkındaki reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve sanık … hakkındaki ırz ve namusa tasaddide bulunma ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarına ilişkin kamu davalarının aynı Kanunun 322. ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Sanıklar …, … ve … haklarındaki ırz ve namusa tasaddide bulunma ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerine gelince;
Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanlarına, doktor ve Adli Tıp Kurumu ihtisas dairelerinin raporlarına ve dosya içeriğine göre, sanıklar Hüseyin, Fazıl, Murat, Serkan ve Selami’nin suç tarihinde evinden kaçan ve 15 yaşını bitirmeyen mağdureyi rızasıyla Çorum’dan sanık …’in aracına bindirerek İskilip yolu üzerindeki tavuk çiftliğine götürdükleri, burada sanıklar Hüseyin, Fazıl ve Tamer’in cebir, şiddet ve tehdit kullanmak suretiyle mağdureyi alıkoydukları ve ırzına geçtikleri sabit olduğu halde, sanıklar Hüseyin, Fazıl ve Tamer’in 765 sayılı TCK.nın 414/2, 417 ve 430/1. maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde aynı Kanunun 415/2 ve 430/2. maddeleri uyarınca mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar Hüseyin, Fazıl ve Tamer haklarındaki hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek, sanıkların ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.